”Ne istediniz de vermedik”

Ataturk 2.jpg

Bu kısa yazıyı yazabilmek için biraz beklemem gerekiyordu. Referandumdan önce yazmamın daha anlamlı olacağını bildiğim halde yazmak istemedim. Birkaç tespitten sonra sizinle umutlu olduğum düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Hegel’in diyalektik kuramını duymuşsunuzdur. Değişim sürecinin Tez-Antitez-Sentez dönüşümünde ilerlediğini söyler. Bir şey yaparsınız. Bir etki yaratırsınız. Bu etki doğaldır ki tepkisini de doğurur. Süreç içerisinde her yanlış etki aynı oranda bir doğru tepkiyi doğurur. Ve ikisinin deviniminden bir sentezi yani o zamana, o mekana, o duruma uygun olan bir göreceli doğruyu açığa çıkarır. Ve toplum yapısı değişir. Toplumsal değişim süreçlerini bu şekilde anlamlandırabiliriz. Bizdeki her yanlış görülen hareket de tepkisini doğuracaktır.  Umutlu olun. Okumaya devam et

Reklamlar

Referandum

yemenmain_5

Selam

Uzun süredir yazıp yazmamak konusunda kararsızım. Meşguliyetim bir yana inandığım gerekçeler beni bundan alıkoyuyordu. Ancak biraz dertleşmek iyi gelebilir diye düşündüm. Ve malum referandum için tarihe bir not düşmek zorunluluğu hissettim. En azından doğacak çocuklarım ve torunlarım için… Okumaya devam et

Sedat Simavi

SEDAT SİMAVİ

Sedat Simavi (1896, İstanbul – 11 Aralık 1953, İstanbul), Türk gazeteci, yazar ve karikatürist. Aynı zamanda Hürriyet gazetesinin kurucusudur.

 

Genç gazeteci arkadaşlarıma! Bu meslek yorucu bir meslektir. Ama, insan büyük bir zevkle çalışır. Kalemine daima efendi kal, uşak olmamaya gayret et. Mecbur kalırsan kır, sakın satma.

Laiklik-Laik Nedir?

Bu bölüm bir soru cevap bölümü olduğu için bu konuyla alakalı çok kapsamlı bir yazı yazmayacağım. Sıkıntılı görülen noktaların üzerinden kısaca geçeceğim.

Öncelikle Laiklik-Laik terimlerinin etimolojik yapısına bakalım. Laiklik Fransızca kökenli bir kelimedir. Fransızca manasında kiliseden olmayan halk[1] anlamında kullanılmıştır. Bir diğer manası rahip olmayan kimse demektir. Bizde bilinen ilk laiklik tanımı 1924 yılında Mehmet Bahaettin’in hazırladığı sözlükte[2] dine ilişkin olmayan, dindışı olarak tanımlanmıştır. İşin ilginç tarafı Türk Dil Kurumu’nun güncel[3] Türkçe sözlüğünde ise tanım 1924’teki laiklik tanımından pek de farklı değildir. Burada da laiklik terimini din işlerini devlet işlerine karıştırmamak, devlet işlerini dinden ayrı tutmak olarak açıklanmıştır.

Okumaya devam et