Taşındım

Taşındım

 

Yazmayı https://sinirlararasinda.com adlı internet sitemden devam ettireceğim.

Reklamlar

Bursa Nutku

Atatürk

“Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, ‘Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır’ demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, ‘Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir’ diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, ‘demek adalet örgütünü de düzeltmek, yönetim biçimine göre düzenlemek gerek’

Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, ‘ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.’

İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!”

Hayaller Vol. 1

Kavramsal Paradoks

Merhaba. Kısa kısa notlar almak istiyorum bloguma. Hayatıma dair aldığım bu notlarımı da sizinle paylaşmak istiyorum. Anonim kalmak bu açıdan benim için önemli. Anonim olmak benim özgürlük alanım.

Konuşmayı sevmeyen birisi miyim değil miyim bilmiyorum ama bazen hiç konuşmak istemezken bazen de susmak bilmiyorum. Konuşmaya üşendiğim zamanlarım da oluyor.

Kendi fikirlerimize o kadar bağımlı ve bu fikirlere karşı o kadar korumacıyız ki başka fikirleri duymak ve onlar üzerinde düşünmek bizi korkutuyor. Tutarsız olabilme riski göze alınabilecek bir risk değil gibi. Yıkılan doğrularımızın yerine yeni fikirlerle yeni doğrularımızı inşa etmek zor bir uğraş. Bunun için sabırla üzerinde çalışılacak bir süreç lazım. Kendi özelimde bu süreç bana garip bir bıkkınlık veriyor. Bazen konuşmaktan ve cevaplamaktan dahi kaçınıyorum, üşeniyorum. Ne gerek var yeni şeylerle bakış açılarımızı genişletmeye. Yeni öğrenilenle düşünüp fikir üretmeye diyorum. Kendimi motive etmem gerekiyor; yenilenmeye, yeniden üretime dair motivasyon lazım. Bu motivasyonumu da Atatürk ile sağlıyorum. Yoruluyorum ama vazgeçmemek gerekiyor. Vazgeçmeyin.

Bunlar zihinsel yorgunluklar. Herkes kaldıramayabiliyor. Ya da bir işi fiziki olarak yapmaktan kaçındığımız gibi zihinsel olarak da yapmaktan kaçınıyoruz. Bu gayet makul ve rasyonel bir istek. Kendini yeniden üretmek zor iş. Bize anlatılanlarla yetinmek, gururlanmak, irkilmek gibi zevklerimiz var. Bunlarla huzurlu ve mutluysak bizi rahatsız edebilecek yeni fikirlerden korkuyoruz. Rahatsız oluyoruz. Bu yüzden hayallere, ortak bilinç oluşturan hayali kavramlara başvurduğumuzu düşünüyorum.

Belki de ben bu düşüncemde tamamen yanılıyorumdur. Kim bilir…

Okumaya devam et

Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi

Atatürk

Zor zamanlarda, gençlerin huzur bulacakları sayılı metinlerden. Bugün hep beraber okuyalım istedim. Her cümlesini tek tek süzerek okumak gerekiyor. Bir liderin geleceği öngörmesinin ancak entelektüel birikimle olabileceğini tarihin her safhasında karşılaştığımız olaylarda tekrar tekrar gösteriyor. Yani cahillik bir yere kadar. Zaman bilimin ve medeniyetin zamanı.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın ertesinde Gençliğe Hitabeyi paylaşmak istedim.

Saygılarımla… Okumaya devam et

Mühürsüz Seçim Zarfları ve Oy Pusulaları Hakkında

ysk AÇIKLAMASI

Bu referandum değişikliği ile alakalı tek nokta kanunun uygulanmasıdır. Seçim kanununun uygulanmasının sorumluluğu ise Yüksek Seçim Kuruluna aittir. Aşağıda koyu renkle yazılmış yer seçim esnasında mühürsüz zarflarla alakalı uygulanacak olan kuralın ne olduğunu herkesin anlayabileceği bir dilde açıklamıştır. Okumaya devam et

”Ne istediniz de vermedik”

Ataturk 2.jpg

Bu kısa yazıyı yazabilmek için biraz beklemem gerekiyordu. Referandumdan önce yazmamın daha anlamlı olacağını bildiğim halde yazmak istemedim. Birkaç tespitten sonra sizinle umutlu olduğum düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Hegel’in diyalektik kuramını duymuşsunuzdur. Değişim sürecinin Tez-Antitez-Sentez dönüşümünde ilerlediğini söyler. Bir şey yaparsınız. Bir etki yaratırsınız. Bu etki doğaldır ki tepkisini de doğurur. Süreç içerisinde her yanlış etki aynı oranda bir doğru tepkiyi doğurur. Ve ikisinin deviniminden bir sentezi yani o zamana, o mekana, o duruma uygun olan bir göreceli doğruyu açığa çıkarır. Ve toplum yapısı değişir. Toplumsal değişim süreçlerini bu şekilde anlamlandırabiliriz. Bizdeki her yanlış görülen hareket de tepkisini doğuracaktır.  Umutlu olun. Okumaya devam et

Referandum

yemenmain_5

Selam

Uzun süredir yazıp yazmamak konusunda kararsızım. Meşguliyetim bir yana inandığım gerekçeler beni bundan alıkoyuyordu. Ancak biraz dertleşmek iyi gelebilir diye düşündüm. Ve malum referandum için tarihe bir not düşmek zorunluluğu hissettim. En azından doğacak çocuklarım ve torunlarım için… Okumaya devam et